Sosyal Roller: Kendimize Dönmenin Sessiz Yolculuğu Hayat, çoğu zaman bir sahne gibi… Işıklar yanıyor, perdeler açılıyor ve biz, adını çoğu zaman bilmediğimiz rollere bürünüyoruz. Öğrenci oluyoruz, çalışan oluyoruz, ebeveyn, arkadaş, eş, rakip ya da yol arkadaşı oluyoruz. Her rolün içinde bir ses var; bazen bize ait, bazen kalabalığın gürültüsü. Sosyal roller, toplumun bizden beklediği görünmez kıyafetler aslında. Yakıştığını düşündüklerimizi giyiyoruz, yakışmadığını hissettiklerimizi ise katlayıp içimize saklıyoruz. Fakat ne olursa olsun, her rol bir iz bırakıyor; kim olduğumuzu şekillendiriyor, kim olmak istediğimizi hatırlatıyor. Bazen “uygun davranmak” adına kendi sesimizi kısıyoruz. Kalıpların arasında sıkışmış gibi hissediyoruz. Oysa gerçek benlik, rollerin ardında nefes almaya çalışan o sessiz tarafımızda saklı. İçimizdeki o ince ses, “Sen kimsin?” diye sorduğunda, rolümüz değil özümüz cevap vermek istiyor. Sosyal roller kötü değildir; bizi topluma bağlayan, ilişkilerimizi d...